Gökçeada

            Tüdev Su Altı Projesi


            Gökçeada - TÜDAV sualtı parkı Türk Deniz Araştırmaları tarafından Gökçeada'nın Kuzey doğu kıyısında yaklaşık 1 deniz mili uzunluğunda ve kıyıdan 200 metre kadar açığa Kadar olan bölgede oluşturulan bir "deniz koruma alanı" projesidir. Türkiye'de oluşturulan ilk deniz parkıdır.
Deniz Parkları


            Deniz parkları veya diğer bir adıyla �eniz rezerv alanları�dünyada pek çok benzeri bulunan alanlardır. Bu bölgeler biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu özel koruma alanlarıdır. Karadaki örnekleri gibi bu bölgelerde nesli tehlikede olan ve titizlikle korunması gereken pek çok organizmanın doğal yaşamlarını sürdürdüğü yerlerdir. Deniz rezervleri, bu tip özellikleri tespit edilen yerlerin, burada yaşayan organizmaların korunması amacıyla doğal haliyle korunduğu yerlerdir. Yani deniz rezerv alanları veya diğer adıyla deniz parkları bir üretim yeri değildir. Tam tersine doğal döngüye, doğanın işleyişine kesinlikle hiç bir insan etkisinin müdahale etmesine izin verilmeyen "özel koruma alanlarıdır". Deniz parklarının temel amaçları "olduğu gibi korumak" ilkesine dayanır.


            Deniz Parklarının Amaçları


            Gezegenimizin çoğunu kaplayan denizler aynı zamanda yeryüzündeki hayatın da vazgeçilmez bir parçasıdır. Günümüzde besin gereksinimimizin karşılanmasından, tıp alanına kadar pek çok ürünün ana kaynağı olan denizler bünyesinde çok sayıda organizma da barındırmaktadır. Ancak günümüzde gerek aşırı avcılık, kıyı yerleşimi gibi direkt etkilerle, gerekse kullanılan pek çok kirleticiler nedeniyle denizler kirlenmektedir. Bu da pek çok türün ortadan kalkmasına ve genetik kaynakların tükenmesine neden olmaktadır.


            Deniz parkları biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu alanlarda bu çeşitliliğin korunması amacıyla oluşturulmuş olan özel koruma alanlarıdır. En önemli amacı ise denizel organizmaların doğal yaşam alanlarında korunması ve gelecek nesillere de aktarılmasıdır. Bunun yanı sıra kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve eğitim alanında da önemli kullanımı olan yerlerdir. Akdeniz�e kurulmuş olan önemli deniz parkları mevcuttur. Bütün Akdeniz genelinde �2 olan deniz parkı alanlarının 2010 yılına kadar % 10 a çıkarılması planlanmıştır. Bu nedenle Türkiye kıyılarında da böyle bir uygulamanın başlaması bir zorunluluk olarak görülmektedir


            Gökçeada Hakkında Her Şey E-Kitap İndir

            Gezi Rehberi

            Gökçeada'ya deniz yoluyla geldiğinizde Kuzulimanı'na ulaşırsınız. Bu liman ulaşım amacı yanında deniz turizmi için de kullanılmaktadır. Kuzulimanı, şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır. Buradaki karayolun arkasındaki ağaçlıkların içinde olan şelale harika bir yerdir.
Kuzey kesiminde Kaleköy karşımıza çıkar. (Merkeze 4a km.) Keleköy Yukarı ve Aşağı diye ikiye ayrılır. Aşağı Kaleköy gece yaşamı ile ünlüdür. Burada barlar, restaurantlar, oteller, pansiyonlar, çay bahçeleri ve gezi kordonu bulunmaktadır. Aşağı Kaleköy aynı zamanda bir balıkçı barınağıdır ve her an taze balık da bulunabilir. Yukarı Kaleköy ise eski bir Rum köyüdür. Cenevizlilere ait bir kale kalıntıları, tarihi bir kilise ve bir çok manastır bulunmakta ve tarihi geçmişi görülmeye değerdir. Kaleköy' e varmadan karşımıza iki tane köy çıkar; Eski Bademli ve Yeni Bademli... Eski Bademli yine eski bir Rum köyüdür ve ilginç mimarisi ile gezilmeye değer bir yerdir. Buradaki çeşme görülmeye değer, aynı yerde iki ayrı su akmaktadır. Kilisenin yanındaki eski köy okulunun bahçesinden Semadirek Adası'na gün batımında bakmak insana eşsiz bir haz verir. Yeni Bademli ise tam bir pansiyonlar köyüdür. Her türlü ihtiyacınıza cevap verecek konaklama yerleri mevcuttur. Doğal yollarla üretilen her türlü meyve ve sebzede Yeni Bademli Köyü'nde bulunmaktadır. Merkez ile her an ulaşım vardır.


            Keleköy'den, Kuzulimanı sahil kesimine bir patika yolla yaya olarak ulaşmak, sizlere unutulmaz bir haz verecektir. Buradan geçerken Yıldızkoy, Mavikoy ve Yelkenkaya'yı görebilirsiniz. Yüksek tepelerden Saroz Körfezi, tüm güzelliği ile karşımıza çıkar.


            Kuzulimanı'na varmadan bir balık çiftliği ile de karşılaşırsınız. Bu çiftlikten sonrada Kaşkaval'da Peynir Kayalıkları adı verilen deniz dalgalarının biçimlendirdiği, ilginç bir kaya yapısını görebilirsiniz. Fotoğraflar bölümünden burayı inceleyebilirsiniz. Ayrıca size bir sürprizimiz daha var; bu sahil kesimi Türkiye'nin ilk ve dünyanın en güzel Sualtı Milli Parkı'nı oluşturmaktadır. Gökçeada Sualtı Milli Parkı, balık çeşitliliği açısından Dünya'nın en iyi yeridir. Bu bölgede çok değişik balık çeşitleri yanında Akdeniz Fokları da yaşamaktadır. Bu park da çok miktarda sualtı (sıcak ve soğuk) kaynak suyu çıkmaktadır ve sayısı bilinmeyen sualtı mağaraları bulunmaktadır.


            Adanın güney kısımlarına doğru yol aldığımızda, burada yerleşim yeri olarak sadece bir iskan köyü olan Eşelek karşımıza çıkar. (Merkezden 10 km.) Buraya varmadan bir baraj gölüyle karşılaşırız. Eşelek'i geçtiğimizde de uçsuz bucaksız koylarla karlılaşırız ve bu koylar sahil ve deniz temizliliğinde Türkiye'nin en iyisidir ve mavi bayrak almaya adaydırlar. Aydıncık (Kefaloz), Güzelcekoy, Kokina vb. Aydıncık göletinin sağ tarafına düşen vadi (Raksodos Vadisi) bir doğa harikasıdır ve manzarası harikadır. Güzelcekoy Çanakkale Boğazına bakar ve güneşin doğuşu burada en iyi şekilde izlenebilir.
Kefaloz ve Güzelcekoy mevkii I. Dünya Savaşı'nda İngilizlerin deniz ve kara üssü idi. Türk gemileri burada bulunan donanmayı doğal limanda demirliyken batırdı. Bu zamandan kalma batıklara su üstünden de, su altından ulaşabilirsiniz. Ayrıca burada içme suyu için İngilizler bir baraj inşa etmişlerdi.
Aydıncık'da (Kefaloz) yine Tuz Gölüne girerek çamur banyosu yapıp cildinizi güzelleştirebilirsiniz. Eklem, romatizmal, cilt ve börek rahatsızlıklarınıza deva bulabilirsiniz.


            Ada'nın batısına yol alınca 3 km. uzaklıktaki Zeytinliköy'e ulaşırız. Burası eski Rum köyüdür. Burada kilise gezilmeye değerdir ve dibek kahveleri meşhurdur. Buradan bir dibek kahvesi içmeden Ada'dan gidilmez.
 

            Burayı geçince, baraj gölüyle karşılaşırız, (4 Km.) burası Gökçeada'nın içme ve kullanma suyunu karşılar. Bu göleti altından kaynayan sular besler. Bu baraj gölünde 40 kg. mı geçen Aynalı Sazanlar yaşamaktadır.
 

            Baraj göletinin üst tarafında yine bir eski Rum köyü olan Tepeköy'le (13 Km.) karşılaşıyoruz. Burada tarihi çınar bulunmakta ve güzel bir mesire yeri oluşturmaktadır. Tepeköy'den içerlere doğru gidildikçe, su değirmenlerini, tepe yamaçlarında sayısı belli olmayan rüzgar değirmenlerini görebilirsiniz. Buranın kilisesi ve mezarlığı görülmeye değer yerlerdir.
 

            Batıya doğru devam ettikçe, eski bir Rum köyü olan, Dereköy (18 Km.) ile karşılaşıyoruz. Buranın tarihi evleri de görülmeye değer. Burası bir zamanlar Türkiye'nin en büyük köyü olma özelliğine sahipti. Bir hatırlatmada yapalım gerçekten doğal kaynak suyu içmek istiyorsanız buraya uğramadan geçmeyiniz. Dereköy'de tarihi bir çamaşırhane de bulunmaktadır.


            Dereköy'den ileride iskan köyleri olan Şirinköy ve Uğurluköy'le (28 Km.) karşılaşıyoruz . Uğurlu'nun plajları deniz turizmi açısından önemli bir öneme sahiptir. Burada da Ada'nın önemli konaklama yerleri mevcuttur. Burası aynı zamanda Türkiye'nin en batısındaki yerleşim yeridir. Türkiye'de güneş en son burada batar. Güneşin batışını izlemek burada ayrı bir keyif verir.
Ada'yı gezerken her yol kenarında kaynak sularıyla karşılaşırsınız. Buraların çoğunda mesire yerleri de bulunmaktadır. Bazılarında yaklaşık 500-700 yıllık ulu çınarlar bulunmakta ve bunların altında da mutlaka doğal kaynak suları çıkmaktadır.


            Kış aylarında Marmaros'ta (25 Km.) çağlayanı gezebilirsiniz. Yaz aylarında su seviyesi düştüğü için asıl güzelliği kışın ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Marmaros'da çam ormanlarıyla sahil içiçedir. Buradan batıya doğru sahil kesiminden yol aldığımızda Gizli Liman'a ulaşırız. Burası herhalde Dünyanın el değmemiş tek kumsalıdır. Yaklaşık 750 mt. lik sahil şeridinde hiç bir yapı yoktur, tamamen bakirdir.
Gökçeada avcılık bakımından da zengindir. Av sezonlarında Türkiye'nin önde gelen avcılarıyla birlikte ava çıkabilirsiniz. Ada'da yoğun olarak, keklik, tavşan, bıldırcın, sığırcık, yaban ördek, kaz bulunmaktadır.
Gökçeada'yı bir motor kiralayarak denizden de mutlaka gezmelisiniz. Birbirinden ilginç el değmemiş koyları ancak bu şekilde görebilir ve faydalanabilirsiniz.


            Yaz aylarında Ada'da yaşayan ve dışarıdan gelen Rumlar'ın özel gecelerine tanık olabilirsiniz. Düzenlenen festivallere de katılabilirsiniz.
 

            Yaz aylarında Aydıncık'taki tuz gölünde Flamingolar konaklar. Bu vakitlerde bir çok araştırmacı ve fotoğrafçı Ada'yı ziyarete gelir. İlginç ve insandan ürkmeyen yapılarıyla görülmeye değerdirler.